HÜSEYİN BAŞARAN’IN ŞİİRİ ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ
Vecihi TİMUROĞLU
Duyarlı
insan, günlük yaşamında bile düz konuşmayı sevmez. Anlağında ve yüreğinde derin
sızılar ya da hazlar vardır duyarlı insanın. Acılara duyarlı insan, dilde
yoğunlaşma, kişiyi, şiire yolculuğa çıkarır. Ergenlik çağının ilk yoğunlaşması
sıcak bakışlı bir yâre olur. Bu yüzden, bütün gençler, manilere ve deyişlere
düşkündür. Ergenin ilk sözü şiire yatkındır. İnsan duyarlılığının yalın
yansımasıdır maniler. Olgunlaşınca türküye dönüşürler.
Hüseyin
Başaran’ın şiirlerini okurken bunları düşündüm. Beni Saime’nin yeşil gözlerine
götürdü dizeleri. İlk acemiliğimin tadını duydum onlarda. Düz konuşmayı
beceremediğim günlerin buruk tadını duyumsadım.
Neme
çalım satarken, Saime’nin karşısında dilim tutulurdu. Dilimi bir deyiş açardı
onun karşısında.
“Her dağ bir efsane taşır omuzlarında
Her çocuk dilinde bir öykü Anadolu’da”
Diyor
Hüseyin. Bu dizeler, dilsizliğimin büyülü duyarlılığını anımsattı.
Türkmenler
koşukla anlatmıştır her şeylerini. Hüseyin Başaran, Türkmenlerin bu tutumunu şu
dizelerde belirtiyor.
Babam
Harçlık yerine
Türkü koyardı cebimize
Uzan havalardan
Hüseyin’in
şiirlerinde çoğunca görülen biçem, bu âşık biçemidir.
“Açamadım şu gönlümün yakasın”, “Dost
bağında bir gül açsa”, “Dut dalında asılı kalırdık”, “Çalma yüreğimin kapısını” vb. dizeler, aşk biçeminin yansımalarıdır.
Başaran’da
mizah duygusu da gelişmiş. Bu da, halkın eleştiri yöntemlerinden kaynaklanıyor.
Eleştirel gerçekliğe yöneldiğinde, alaylı bir taşlama gibi söylüyor.
Şair-i azam
Kuşdilinden anlayan
Elinde kitap
Dilinde kelam
Bir Süleyman geldi ki yeniden
Tepeden tırnağa yalan
İnsanlar şöyle dursun
Kurtlar kuşlar yaka silkiyor
Eleman!
Anonim
halk yazınının ve şirinin kaynaklarını elinden geldiğince incelmiş, şiirine o
kaynakların tadını vermeye çalışmış.
“Demsiz derviş yola girmez/Dem dervişin
rüzgârıdır” derken, imge kaynaklarını
da belirtmiş oluyor. Kutsal imgeler, Hüseyin’in imge dokusunda ağırlıklıdır.
Yüzümüzü güldüren
Çaylar içtik
Yakası gevşek bahçenin
Çimenli sofrasında
Kanatlı türküler söyledik
Yağmuru aşındıran
Akasya gölgemde
Dizelerinde
“haz”la, “hüzn”ün bileşimini görebiliyoruz. Burada “yağmuru andıran” motif,
“kanatlı türkülerle” bağlantılı olduğu gibi, “akasya gölgesi”yle de
bağlantılıdır.
Başaran’ın
şiirlerinde, meseller de önemli. Halk kültürünün bir yansımasıdır bu. Şiirini
buna göre kuruyor çoğu kez.
Söz vardır
yar
getirir
Söz vardır
kar
getirir
Söz vardır ustam
Aslı yoktur
can
götürür…
Dizeleri
bir meddahın öyküsüne başlayışı gibi…
Hüseyin’in
en başarılı olduğu tür, düz yazı şiirlerdir. Bana göre, bunlar, küçük birer
öyküdür. İnsan duyarlığını derinliğine görebiliyoruz bunlarda.
Gerçekten
çok güzel metinler bunlar. Şiirin, daha doğrusu yazının, insan yaşamını daha
gerçek yapma zorunluluğunu anladım.
Ankara, 2003

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder