6 Kasım 2018 Salı

Aramızdaki Fark Tek Harf




ARAMIZDAKİ FARK BİR HARF

Hüseyin BAŞARAN

“Deli” uzun süre devam eden suskunluğunu bozdu. “Veli”ye karşı günbatımının hazırladığı çilingir sofrasında;
“Bizler, kendimize özgü bir evren yarattık. İçinde dünyanın aktı kuralları asla barınamaz. Yollarımız, caddelerimiz, arabalarımız yok. Dağlar ova, vadiler asfalttır bize. Her kır çiçeği koca bir gül bahçesi gibidir bizim için. Bir yudum mey, tepeden tırnağa temizler bizi. Gönüllerimiz, uçsuz bucaksız bir derya gibidir. Gönlümüz dergâhtır, girmesini bilene. İnsan, sevgidir bizim için. Ama sevmeyi yüreklerinde taşıyanlarladır bizim işimiz.
Bizler, gücümüzü sınırsızlığın eğrisinden alırız. Yıldızların geceye meydan okuyan seslerinden… Bizleri yararsız birer eşya gibi gördünüz sürekli. Dünyalılar gibi, canlı cansız hiçbir şeye zarar vermedik bugüne dek. Bu da bir hizmet değil midir, yaşlanan dünyamıza?
Yüreklerimizdeki yaşama sevinci ve coşkusu bizleri çileden çıkardı. Buda, Beydaba, Tagore, Şaman dediğiniz güzellikler ceplerimizdeydi. Biz saçtık onarlı dünyanıza, bunarlı hissetmeden, görmeden, Kafdağı’nın tepsine oturmuş laf atıyorsunuz bizlere. Bizler, yıkamadan arıtmadan söylememe ilkesine bağlıyız.
Paçalarında söz kırıntıları taşıyanlar, kendilerini büyük kalem erbabı sanıyor. Oysa bizim bir dilimiz, bin kelamımız var. Yokuşa sürülen yorgun deve bile anladı da şu ıslak düşlerine sünger çeken dünyalılar anlayamadı bizleri. Oysa bizleri anlamak, yaşamı çözmektir.
Veli; “Ey İnsan-ı Kamil’in doruk noktası, bizler sizlerden farklı değiliz. Aramızda yalnız bir harf oynar. Hepsi bu kadar” dedi.